9 Şubat 2010 Salı

Howard Zinn


The rule of law does not do away with the unequal distribution of wealth and power but reinforces that inequilty with the authority of law. It allocates wealth and poverty in such complicated and indirect ways as to leave the victim wildered.
Howard Zinn
1922-2010

"Marx'ın Dönüşü" isimli güzel bir tiyatro oyunun yazarıdır. Cennette olan bir kelime oyunu yüzünden varoş Londra Soho yerine, dünyanın en lüks muhitlerinden olan New York Soho'ya bir saatliğine dönen Marx'ın kendini aklama hikayesidir. Onun panellerini ve fikirlerini canlı izleme fırsatı, Amerika'da okumaya sıcak bakmamı sağlıyordu. Bugün öğrendim ki 27 Ocak günü, kalp krizi sonucu hayata veda etmiş. Belki Marxla cennette çıkardıkları isyan sonuç verir ve 1 saatliğine geri döner, bize kıyıda kalanları anlatmak için..

Er Gomer Pyle neden çıldırdı?





Bazı filmler vardır ki başlar ve biter, sonrasında aklımızda bu neydi sorusu belirir. Eğer ki, bu soru hemen geçiştirilirse milletin abarttığı, "overrated" bir film olarak koleksiyonumuza eklenir. Film üzerinde düşünmeye karar verdiğimiz an, film başka bir boyuta geçer. Çünkü bazı filmler üzerinde düşünüldükçe anlam kazanır. Gerekli altyapı filmde vardır fakat bizde yoksa film birşey ifade etmez. En azından benim için bu Full Metal Jacket filminde oldu. Bu filmi yaklaşık 4 yıl önce izlemiş olmama rağmen, aklımda ilk baştaki eğitim sahneleri dışında kalıcı bir iz bırakmadı. Açık konuşmak gerekirse biraz da Stanley Kubrick filmi olduğu için sevdim. Geçen günlerde Flying Dutchmen'nin blogunda bu filmden bir bölüm izlerken, video'nun bir noktası çok dikkatimi çekti ve kelimeleri tam seçemedim. Eğitmen, koğuşta otoritesini oluştururken, joker isimli ana kahraman ağzının içinde bir cümle geveler. (Gevelerken şunları demektedir Joker: "Is that you John Wayne, is this me?")
Joker’in karakteri ve mesajlarıyla ilgili sonra başka bir analiz yapılabilir ancak şimdilik filmdeki bir yan karakter, Er Leonard "Gomer" Pyle üzerinden filmi inceleyeceğim. Stanley Kubrick filmlerinde genelde hür iradenin sınırlarıyla ilgili bir tema çizer. Bu konsepte, Full Metal Jacket filminde bir dizi sadist işlemler sonucunda, askeri eğitime yeni girmiş bir taburun, özgür iradelerinin nasıl kırıldığı ve birer savaş makinesi haline getirildikleri gösteriliyor. Tabur içinde fiziki (özellikle yüz ifadesi) ve mental olarak en aykırı olarak gözüken Er Pyle, filmin ilk başında yüzündeki o “ahmak” sırıtışla belirir. Sonrasında Çavuş Hartman, Er Pyle'a farklılığı yüzünden herkese yaptığından daha çok baskı yapar ve onu fazlasıyla zorlamaya başlar.
Filimdeki en aykırı ve özel karakter Er Pyle'dır. Farklıdır, o yüzden yanlıştır. Çavuş Hartman her fırsatta Er Pyle'a en ağır hakaretleri eder ve en aşağılık cezaları verir. Er Pyle'ın aşağılanması bu noktada yaptıklarından dolayı değil bulunduğu bölükteki diğer erlerle aynı aidiyeti paylaşmamasıdır. Er Pyle pantolonu bileklerinde, baş parmağı ağzında koşmasından, Pyle’ın kendisini komutanın eliyle boğmasına kadar farklı aşağılanmalara maruz bırakılır. Bir eğitim sırasında doğru yapamadığı bir hareketten dolayı herkesin cezalandırılmasıyla farklılığı başka bir boyuta taşınır. Artık farklılığı sadece kendisine zarar getirmez aynı zamanda bölükteki arkadaşlarının da hayatını zorlaştırır. Bu farklılığı daha detaylı irdelemek gerekirse, bu bir insanın kötü bir başlangıç yaptıktan sonra belini doğrultamamasıdır. Başımıza gelirse anlayabileceğimiz türden bir felaketler zincirine kapılmıştır. Pyle'ın kaderi ilk günden tayin edilir, yepyeni bir atmosfere girdiği anda komutanının yüzündeki sırıtıştan dolayı aşağılaması ve eziyet etmesiyle. O noktadan itibaren güvenini kaybeden Pyle her eğitimde fiziğinin de dezavantajıyla geride kalır. Geride kaldıkça aşağılanır ve eziyet edilir ta ki arkadaşları da eziyet edilinceye kadar. Arkadaşlarının ceza görmesi şu noktada farklıdır, artık Pyle farklı olduğu için sadece komutanı tarafından değil güvendiği arkadaşları tarafından da cezalandırılacaktır. En rahat ve güvende olduğu sırada, uykusunda, koğuştaki erler Pyle'ın ağzını havluyla bağlar ve her biri sıraya girip, gövdesine sabun bağlı havluyla vurur.
Pyle sadece mevcut otorite (Çavuş Hartman) tarafından onaylanmadığı gibi toplum (koğuş) tarafından da onaylanmayınca kaçınılmaz bir şekilde değişir. Mental değişikliği, o sırada eğitimi olan atış talimi sırasındaki başarısıyla göze sokulur. Bu değişim kendisine olan güvenini artırır ve saygı değer bir üye olmayı başarır. Fakat aynı zamanda yaşadığı kişilik çatışması da gözle görülür. Pyle'ın en farklı noktası onun yüzündeki bakışlardır, orada bir saflık, insani bir yan, gösterir kendini. Fakat artık o saflık gitmiş ve yerine bir makine kalmıştır. Eğitim tamamlanır ve Pyle yukarıda gördüğünüz videoda olduğu gibi silahla tuvalette beklemektedir. Tuvalette otururken eğitimde öğrendiği kuralları tekrarlamasından ve gözündeki bakışlardan kişilik çatışması yaşadığı anlaşılıyor. Çavuş Hartman'ı vuran, Pyle artık mükemmel bir katil olarak değişimini tamamlamıştır. Full Metal Jacket'in kitabı "The Short-Timers" bu transformasyon Çavuş Hartman'nın sözleriyle kanıtlanır. "Private Pyle I'm proud..."